Başı kıpkırmızı kel bir adam ve
yanında yürüyen saçları kapalı askılı elbise giymiş
heryanı dövme içinde kadın -konuşarak-
bir 70'lik isa mesih gibi saçlı başlı
kirpikleri sokak gibi upuzun adam
yanında takım elbiseli, bıyıklı 80 cm lik
bir başka adamla -tartışarak-
Orta yaşı epeyce aşkın iki kadın
fena makyajlı ve açık saçık kıyafetler içinde
kucaklarında iki köpek yavrusu ile -gülüşerek-
Uzun boylu, gri çizgili siyah bir gömlek giymiş
belli ki varoştan çıkma delikanlı
mekanın önünden belki onuncu kez -merakla-
Bir başka uzun boylu -bu kez kadın-
taşıyamadığı topuklu terliklerinin şakırtısından
mekanı bastırarak - gürültüyle-
her haliyle bağımlı, tuhaf şapkalı, tuhaf montlu çocuk
az evvel ilerdeki bardan yaka paça atılmanın hırsıyla - küfrederek-
iki ihtiyar bir genç çingene vakur içinde
ihtiyarların elleri arkada kavuşmuş -tesbih sallayarak-
Kılıklarını kaybetmiş üç ekvatorlu -dondurma yiyerek-
onları gördüm geçiyorlardı.
akşamüstü de geçiyordu,
kazı kazancılar da,
onlar da.
kapkara, şişman, yeni yavrulamış baygın köpeğin
kıçını bir rehavetle kaldırıma yerleştirebildiği o günlerde,
onlar o sokaktan geçiyordu.
gelen geçen
kimsenin geçmediği sokak, sokak değildir.