homesick
ama arkadaşlar iyidir...
İnsan uzaklaştığında anlıyor kıymetini şehrinin. Her yerde iki kadeh birşeyler içmek için uygun bir mekan bulunuyor zamanla. Ama birşeyler eksik kalıyor işte bir şekilde. Eksik kalanı tanımlamak da zor aslında, tanımı gereği kendisi zaten fena halde eksik bir ruh hali bu belki. Ne bileyim, ne içeceğini sormayıp doğrudan masana getiren garsonundan tut, ben gidiyorum deyince sarılıp veda edenine varan bir geniş bir ölçek var işin içerisinde istanbul bahis konusu ise. Ya da aylarca uğramamış olmana rağmen bir kenara geçip oturduğunda önce nasılsın diye soranını mı hatırlarsın ya da ben istanbuldan ayrılıyorum deyince haldır huldur sofra kurup kadeh tokuşturanı mı ararsın. İstanbul'un insanları güzeldi ne yalan diyeyim, seçmesini bildiğin müddetçe. Oysa gece, geldiğinde heryerde aynı hızla geliyor. Burada gerçi biraz geç geliyor, batıda biraz ya burası, belki ondandır.
Anlat, dinliyorum ben...