İnsanı geç zaten kuş bile olsan işte o yoldu senin olan, aslen duvar bildiğin, hem sen istemesen bile giden aklının doğrusunda. Bilmeden, ummadan dahil olurdun misal bazı zamanlarda bazı beklenmedik hallerde duvarın doğrusuna, iş o ki devir dönsün. Hicran sürekli bir fonksiyon mudur, bir onu bilmek gerek işte o vakitlerde. Yoksa katlanılacak şey değil misal, mola vermiş dinlenirken bir hamallıkta, sana doğru uzanmış upuzun tırnaklı çirkin birtakım elleri görüp baş öne eğik durmak. Ben, o benim inadıma belirdiği her halinden belli tırnaklı elleri katlayıp kırmasını da bilirim de işte dua etsinler sahipleri, artık her kimseler; dua etsinler ki benim dilimi bilmiyorlar. Benim dilimden öte başka cinnete hevesim de silahım da yok şanslarına.

Neyse ne işte, düne dair ne varsa dünle beraber gitti artık; şimdi iyi şeyler söylemek elzem yarına dair - şimdi değilse bile yarın sabah- .