Şimdi üstüne üniversite kurulunca artık bir gıdım kalmış Talence ormanlarına bakıyorsun önceden baktığın gibi. Eyvallah, çağdaşın Fuzuli'nin İstanbul boğazına Bebek'ten vakurla bakışından daha mütevazi duruşun. Amenna, güzel adamsın. Ama gene de duruşundan süzülen asalet konuşmamı zorlaştırdı başlangıçta.
Dile kolay aradan beş uzun yüzyıl geçmiş sen buralarda değilken. Ne güzeldir kimbilir, beş uzun yüzyıl boyunca bir ağaca bakmak, kimbilir ne sıkıntılı. Ne çok şey birikir insanın içinde anlatmak için. Kimler kenarında oturup, neler anlattılar allah bilir kimler hakkında. Eminim o uzun süre boyunca duyduğun şeyler içinde kayda değer olanlar bile çıkmıştır. Benim senin kadar uzun vaktim olmayacak bu dünyada. Hepi topu 20-30 yıl daha ya buralardayım ya değilim. Sonrası, senin kimbilir kaç yüzyıldır yapmak isteyip de yapamadığın gibi karşıdaki ağaca sarılıp unutmak istediğim.
Çok içiyorum bu günlerde hemşehrim. Seni de ortak ettim derdime, artık bakma kusuruma. Ama biliyorum ki asaletini karşıdaki ağaca asıp öyle durmaya başlamıştın sen burada. Sana da bu yakışırdı zaten.
Kral da olsan kendi kıçının üzerine oturursun diyen adam, bir akşam vakti kendisiyle dertleşmeye gelmiş biraz aşık, biraz çakırkeyif adamı hor görmez ne de olsa, illa ki paylaşır içini,içkisini.