sokakta buldum ben her ne var ise
Gecen gun cok uzun zamandir ilk kez bir hafta ici oglen saatlerinde yolculuk yaptim istanbul'da. Ne guzelmis telasesi olmayan, bir yere yetismeye calismayan insanlarla muhatap olmak. Ilkin iskeleye ulasmaya son engel lambada rastladim ona. Kirmizi isikta gecen bir koca kamyondan kilpayi siyrilinca, ikimiz de ayni sekilde kaldirdik ellerimizi kamyonun soforune. Ayni isyani paylasinca laf attim, "biz gecsek kirmizida bin kere korna basarlar". O lafi atmam elzemmis demek ki vapuru kacirdim ihtiyari dinlerken. Dedi iste cok degisti insanlar, ah ne guzel dedim icimden degismeli zaten ama henuz sizin kadar vaktim olmadi bu degisimi izlemek icin, benim oykum bir 35lige sigar sizinki ise en az bir 70lik. Iyi degil ama degisim dedi. Olsun dedim hic degismemektense biraz kotuye evrilmek belki biraz daha iyi. Hem ne kadar dibe vursak belki o kadar yuksege sicrariz. Guldu, cay ictik birer tane, o anlatti. Yaslilik zor dedi bana, iste cocuklar baska dert, hem memleket bambaska. Bazen istiyormus ki hop diye geliversin olum. Tutamadim kendimi, gelmesin dedim. Zati gelecek bir gun ama madem geliyor cok guzel bir anda geliversin. Baba filmini seyrettin mi diye sordum ihtiyara, bin turlu badireyi atlatan marlon brando torunlariyla kovalamaca oynarken olmustu orda. Olum guzelken gelsin mutlu bir anda illa ki gelecekse, en azindan yuzumuz guler. Ayrildik caylarimiz bitince ben besiktas vapuruna dogru gittim, o eminonu. Bilmem o ne yapti ama ben vapuruma bindim, zati dersim vardi yetisecek. Eski vapurlardan biriydi bindigim, neden bilmem cocuk gibi sevindim. Iste kic tarafinda bos masa buldum, bir cay soyledim, vapura yetismeye calisanlari seyre daldim. Karsimda belirdi bu sefer, iste benden hallice yasi ama cok da sayilmaz az evvelki amca gibi. Bir bana bakti, bir bogaza. Belli ki laf acasi var ama bilmiyor nereden baslayacagini. Sonra bilmem neden "bu su derin midir sence" diye sordu. "Bilmem ki dedim; ama derin olmasa nasil yanassin koca gemiler". "Dogru" dedi, bir sure sustuk. "Ne kadardir peki derinligi" "bi 100 m vardir bence" sustuk gene. Ikimiz de aklimizca olcup bictik derinligini suyun. Sonra iyi gunler dedi gitti adam. Ne tasa ama, adam gider gitmez unuttum ben bogazi da derinligini de. Adam gidince sen geldin aklima yine, sanki hic ordan cikiyormussun gibi. Dedim acaba denk gelir miyiz simdi yolda, hadi diyelim geldik, konusur muyduk acaba? Konusmayinca, o yol hic bitmiyordu. Yoklugunda gene kabul edilebilirmis gibi geliyordu da ayni yolu izledigini bilirken konusmayinca, pek zor. Ne demis vaktiyle pek buyuk oykulerin yazari, ufacik tefecik cek yazar; olmayisina raziyim, oluyormus gibi olmasin yeter. Neyse, aklimdaki konu dagildi biraz, zati herseyin suratle dagildigi gunlerden geciyoruz belli ki. Kimi insanin isi gucu olmamali ozetle. Anca bu sekilde kimsenin bir yerlere yetismedigi zamanlarda sehirde olunabiliyor cunku. Ancak boylelikle insan tanimak icin, anlamak icin, anladiktan sonra baskalari da az cok birseyler hissetsin diye anlatmak icin imkan bulunabiliyor. Ne varsa cunku sokakta bir yerde. Sen, hic haric olmadin sokaktan.